» » İznik “Katırcı İni” ve “Taşocağı” Faaliyeti 21 ekim 2019
 
 İznik “Katırcı İni” ve “Taşocağı” Faaliyeti 21 ekim 2019 
Yazar: Mad Bursa Okunma: 113 Tarih: 29-10-2019, 11:31 Yorumlar: 0

18 Ekim günü, önceden tanıdığım, İznikli İbrahim Topuz’un Whatsaap mesajı ile yeni bir projeye adım attık. İbrahim’in mesajının ekinde, 1920 yılında, yunan askerlerinin İznik dolaylarında bir mağaranın önünde çekildiği bildirilen bir fotoğrafını yollamıştı. Söz konusu mağaranın kayıtlarda olup olmadığını sorup, varsa mağara hakkında bilgi paylaşmamı istemişti. 


Veri tabanında tarayınca fotoğraftakine benzer bir mağaranın kayıtlarda bulunmadığını gördüm. Mağaranın yerini bilebilecek ve bize rehberlik edebilecek birilerine ulaşmak amacıyla İznik belediyesinden birilerine ulaşmaya çalıştım. Sonuçta birkaç farklı kişiden hep Yalçın Öztürk’e ulaşmam önerildi. Yalçın Öztürk yurt içi ve yurt dışında cami, türbe ve saray vb. gibi yapıların süslemelerini yapan bir nakkaşmış. Bir yandan da 1995 yılından beri yerel basında yazı yazan bir çeşit yerel tarihçi. Yıllardır dağ, bayır dolaşmasına rağmen mağaralara hiç odaklanmadığı için biraz mahcup oldu. Nihayetinde bundan sonra mağaralar konusunda daha araştırmacı olacağının sözünü verdi. Uygun olduğunda fotoğraftaki mağaranın koordinatlarını alıp fotoğraflarını çekmesini rica ettim. 


21 Ekim günü hemen mağaraya gideceğini söyleyince “bu herifle tanışsam güzel olacak” düşüncesiyle 21 ekim sabahı gelmeyi ve mağaraya birlikte gitmeyi önerdim. Hemen pazartesi günü dernekten müsait birilerinin olabileceği umuduyla bir ekip kurmaya çalıştım. Sonuçta, pazartesi sabahı Bursa Büyük Şehir Belediyesinden Mehmet Işık’la birlikte İznik yolundaydık. 

Facebook’ta “Nikaia delileri” diye bir sayfası olan Yalçın Öztürk’le Macit Arslan’ın mekanında buluştuk. Uzunca keyifli bir sohbetten sonra Mehmet Işık, Yalçın Öztürk, İbrahim Topuz, Mecit Arslan, Attila Ülgen’den oluşan ekiple “Katırcı İni” ne doğru yola çıktık.  Mağaranın 1920 yılında çekilen fotoğrafının ekinde, mağarada rumlar tarafından öldürülmüş Türklere ait cesetler bulunduğu bilgisi verilmişti. Ancak, yunan askerlerince bulunan cesetlerin, Türkler tarafından öldürülmüş yerli Rumlara ait olduğu bilgisine de ulaştık. Her iki iddia da henüz kanıtlara dayanmıyor. Sadece, yüzyıllar boyu bir arada yaşamayı başaran insanların savaşlarda ne kadar düşmanca bir tavır takınabileceğinin kanıtı ile yüzleşmiş olduk.

Katırcı İni, İznik-Mekece yolunun hemen kenarında olup İznik’in doğusundadır. Anayola 50 mt mesafede olması dolayısıyla ulaşımı kolaydır. Abdulvahap tepenin güney ucunda son noktada su deposunun altındadır. Mağaraya 1989 dan itibaren yıllarca foseptik ve zeytin çorağı (salamura zeytin havuzlarının artıkları ve zeytin küspeleri) atılmış. Bu nedenle defineci tahribatından kurtulmuştur. Balçık tabakanın 4 mt yüksekliğinde olmasından dolayı mağaraya girmenin mümkün olmayabileceği bilgisine ulaştık. Ancak mağaraya ulaşınca yıllardır atılan her tür atığın kuruyarak zeminde kalın bir tabaka haline gelmesine rağmen mağaraya girmeye engel bir durum olmadığını gördük. 

Mağarada herhangi bir oluşuma rastlanmadı. Yoğun tuzlu atıklar nedeniyle olsa gerek herhangi bir canlıya rastlanmadı. Yarasa gözlenmedi. 6-7 metre genişlik, 18 mt uzunluğundaki ilk bölümde, ortada tavanda büyük bir açıklık var.  Yeni göçük sayesinde tavandaki bu açıklığın gittikçe genişlediği anlaşılıyor. Mağaranın 18. Metresinde, sağa doğru giden 10 mt lik bir kol var. Mağaranın tek karanlık bölümü burası olduğu görüldü. 

Günümüzün ikinci hedefi veri tabanında var olan “Abdulvahap ini” idi. Abdulvahap tepesini yamacında olduğu bildirilen mağaranın koordinatlarını belirleyip giriş fotoğrafını  çekmek amacıyla aradığımız mağarayı maalesef bulamadık. Yalçın Öztürk mağaranın tam yerini tespit ettikten sonra yeni bir faaliyette tekrar gelmeyi planladık.  


Bir sonraki durağımız İpekyolu mevki “Deliktaş taş ocağı” mağarası oldu. İznik in kuzey yönünde ve yaklaşık 2,5 km uzakta tepe yamacında iki ağzı açık yüksek tavanlı ve 10 mt genişliğinde bir kaya altı kapı benzeri bir yapı olarak karşımıza çıktı. Ulaşımı kolaydır. Alt kısmında antik bir taş ocağı mevcuttur ve sit alanı kapsamındadır. Yarasaya rastlanmadı. Yakınındaki düzlükte kamp kurulabilir. Ama su mevcut değildir. Yıllarca zeytin çorağı dökülen taş ocağı mevki günümüzde kurudur. Taş ocağının kuzey kayalık alanında Herakles (Herkül) figürü rölyef olarak oyulmuştur. İznik’e hakim bir tepenin yamacında olup şehir merkezinin muhtelif yerlerinden gözle de görülmektedir. Mağaraya Deliktaş denmesinin nedeni iki ucununda açık olmasıdır. Definecilerin tahribatına uğramaktadır. Roma dönemi taş ocağı ile iç içedir. Karanlık bir bölümü olmadığı için mağara haritası çizilmemiştir. Günün geri kalanında Yalçın Öztürk’ün rehberliğinde farklı bir İznik gezisi yaparak kentin farklı yerlerine yaptığı heykelleri dolaştık. 

Sanırım önümüzdeki günlerde sıkça İznik mağaralarını haritalamak üzere bölgeye geleceğiz.

Attila Ülgen   23.10.2019   



Sitemizden tam anlamıyla faydalanabilmeniz açısından lütfen sitemize Kayıt Olunuz.

    
Bilgilendirme
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.