» » MUDANYA EŞKEL “GÜMBÜRDÜYEN” MAĞARASI VE KAPANCA LİMANI “YELDEĞİRMENTEPE” MAĞARASI ARAŞTIRMASI - 14 KASIM 2019
 
 MUDANYA EŞKEL “GÜMBÜRDÜYEN” MAĞARASI VE KAPANCA LİMANI “YELDEĞİRMENTEPE” MAĞARASI ARAŞTIRMASI - 14 KASIM 2019 
Yazar: Mad Bursa Okunma: 278 Tarih: 17-11-2019, 23:21 Yorumlar: 0

Bursa Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle, on dört kasım 2019 tarihinde, Uludağ Dağcılık kulübü (ULUDAK) ile birlikte, İsmet Şentürk’ün rehberliğinde, varlığından yeni haberdar olduğumuz, Eşkel Gümbürdeyen mağarasını haritalamak üzere organize olduğumuz geziye sabah 8.00 da Yüzüncüyıl’da buluşarak başladık. İsmet Şentürk, Ömer Faruk Kaya, Mehmet Işık ve Attila Ülgen’den oluşan küçük ekibimiz zamanında toplandı. Her ne kadar Bursa Büyükşehir Belediyesinden Araç tahsis desteği alsak ta, aracın saat 17.00 da geri gelip teslim edilmesi konusu, faaliyeti sekteye uğratacağından tercihimizi kendi aracımızla gitmek yönünde kullandık. 



İsmet Şentürk’ün aracıyla düzenlediğimiz faaliyetimizin ilk durağı olan Eşkel’de sabah çaylarımızı içerken denizden ve karadan girişi olduğu bilgisi ile mağaraya nasıl gireceğimizi planladık. Ancak mağaranın karadan olan girişinin bulunduğu bölgenin defalarca defineci kazısı yapılması nedeniyle jandarmanın hassas bir bölge olarak gördüğünü anladık. Karadan olan girişi aramaya koyulmadan önce jandarmaya haber vermeye karar verdik. 156 jandarma hattını arayınca trilye jandarma karakoluna yönlendirildim. Kısa süre sonra bölgenin 3. Derece sit alanı olduğu için valilikten, tarihi eserleri koruma kurulundan vs izin olmadan bölgede mağaraya girmemizin mümkün olmadığını öğrendik. Bu arada Jandarmanın apar topar yanımıza gelmesi de işin ne kadar ciddi olduğunu göstermiş oldu. Sonuçta karadan olduğu söylenen girişi aramaktan vaz geçerek Hüseyin Yıldız’ın sandalı ile mağaranın denizden olan girişinden girmeye karar verdik. 



Eşkel’de sohbet ettiğimiz balıkçıların “ufak bir oyuk orası yaa” demeleri yüzünden, Mağaranın çokta ilerlemeyeceğini düşünerek hiç hazırlanmadım. İsmet, Ömer Faruk ve Mehmet benden daha motiveydi. Kısa zamanda neoprenleri giyerek hazırlandılar. 

Eşkel limanından mağaranın ağzına ulaşmamız 10 dakikayı bulmadı. Hüseyin Yıldız’la ben sandalda beklerken üçlü suya atlayıp mağaranın içinde gözden kayboldu. Ancak toplamda 15 mt yi geçmeyen mağaranın keşfi çabuk bitti. Mağaranın, girişte yaklaşık 3 mt olan su derinliği, mağaranın sonunda 150 cm ye kadar düşse de kuru bir bölümü bulunmuyor. Mağaranın yukarıdan başka bir girişi olduğuna dair bir ipucu görülmedi. Yarasa vs biyolojik bir şey görülmedi. İnsan yapısı ya da Arkeolojik olarak nitelendirilebilecek bir buluntuya rastlanmadı. Mağaraya girildiğinde denizde dalga olmaması araştırmanın hızla tamamlanmasını sağladı. Ancak dalgalı zamanda mağaraya girmek tehlikeli olabilir. Dalgaların mağara içerisindeki havayı sıkıştırıp gök gürültüsüne benzer ses yaratması mağaraya Gümbürdeyen isminin konmasına neden olmuş. 

Gerekli ölçümleri yaparak tekrar limana dönmemiz saat 11.30’u buldu. Bu mağaranın haritalanması sonucu yukarıdan başka bir girişinin olmadığı netleşse de yukarıda başka bir mağaranın olduğu bilgisi henüz netleşmedi. Mehmet’in alacağı izinlerle yakın zamanda tepedeki girişi araştırmamız kaçınılmaz oldu. 

Faaliyetin erken bitmesi daha önceden de duyduğumuz, Eşkel liman sohbetlerinde de gündeme gelen Kapanca limanındaki mağaraya da gitmemizi sağladı. Bu kez en az 50 mt lik bir mağaranın bizi beklediği ihbar ile yola çıktık. Önce Kapanca limanında mütevazi bir yemek ve kahve molasıyla yorgun bedenlerimizi dinlendirdik.



Saat 14.00 gibi Kapanca limanının yakınındaki Değirmentepe’nin denize bakan yamacındaki mağarayı aramaya başladık. Hepimizden daha motive durumdaki İsmet hemen hazırlanarak inişe geçtiyse de biz, henüz bulamadığımız mağarayı önce bulmayı, gerekirse arabanın yanına dönüp hazırlanmayı tercih ettik. Ancak mağaranın yanına ulaşmak içinde sudan geçmenin gerekliliği İsmeti haklı çıkardı. Sonuçta Sadece İsmetin neoprenle girdiği mağaranın ölçümlerini Ömer Faruk ıslanmamaya çalışarak biraz zahmetle de olsa yapmayı başardı. 50 mt uzunluğunda oldu söylenen bu mağara dar bir çatlak şeklinde ilerleyen 16 mt uzunluğunda bir mağara çıktı. Girişte 150 cm derinliğinde su ve 10 mt tavan yüksekliği ile 1 mtlik genişlikle başlayan mağara gittikçe sığlaşarak son 3 metresi kuru bir alanla bitiyor. 50 cm ile 150 cm arasında daralıp genişleyerek aynı yönde giden Mağaranın sonunda tavan yüksekliği 3 mt ye düşüyor. Bu mağarada da insan yapısı bir buluntuya rastlanmadı. Ancak denizden gelen çöplerin suyun etkisiyle mağaraya dolduğu gözlendi.  Biyolojik bir şey gözlenmedi. Dalgalı zamanlarda bu mağaraya girmek te tehlikeli olabilir. 

Faaliyeti tamamlayıp Bursa’ya dönmemiz saat 17,30 u buldu. 

Attila Ülgen 15.11.2019


Sitemizden tam anlamıyla faydalanabilmeniz açısından lütfen sitemize Kayıt Olunuz.

    
Bilgilendirme
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.