» » MAD Balıkesir Dikey Mağara Araştırması
 
 MAD Balıkesir Dikey Mağara Araştırması 
Yazar: Mad Bursa Okunma: 1 822 Tarih: 23-02-2011, 22:44 Yorumlar: 0

17 nisan 2008 tarihinde Balıkesir Belediyesi Asfalt tesislerinde görevli İsmail Mercan'ın magaracilar@ gmail.com 'a yolladığı ihbarı alınca, sözlüye kalkacak ilkokul çocuğu gibi heyecanlandım açıkçası .(Nedense ?) Bana kalsa sıcağı sıcağına gidip bakardım mağaraya. Ancak İsmail Bey ,mail'inde dikey inişler olduğundan söz ediyordu .Hiç istasyon hazırlamamış biri olarak bu durum bünyemde ,Halk arasında yemedi, diye tabir edilen bir durum yarattı. Yinede her hafta sonu ısrarla bu hafta sonu Balıkesir’e gidelim ,mailleri atmaya devam ettim. Ne yazık ki araya hep başka bir şeyler girdi .


21 mayıs çarşamba günü yaptığımız dernek toplantısında Cem Ersoy, Mustafa Caner ve Attila Ülgen'den oluşan bir ekiple gitmeye karar verdik. Ayrıca başka gelmek isteyen olursa diye madbursa@yahoogroup s.com ve maduye@yahoogroups. com 'a mesaj yazdım. Gerçi ne idüğü belirsiz bir mağara için, taa Ankara’dan Balıkesir'e gelecek kadar çatlak birinin  çıkmasını beklemiyordum. Ekibe katılacağını bildiren başka kimse çıkmadığı için 3 kişilik ekibimizle 25 Mayıs 2008 tarihinde sabah saat 8,00 da Bursa'dan hareket ettik. Güneşli  mavi bir gökyüzü ve saman nezlemi azdıran çiçek tozlarının cirit attığı günlerden  bir gündü. Susurlukta Kelle çorbası , Yörsan Tesislerinde Susurluk tostu yedik, iyide ettik.  Saat 10,00 civarında Balıkesir 'e girmeden Kütahya, İzmir köprülü kavşağından Kütahya yoluna girip Kebsut Dursunbey yönüne döndük ve yol kenarında bizi karşılayacak olan  İsmail Mercan'ı beklemeye başladık.  Kısa bir bekleyişin ardından geldi. Birlikte takriben 4 km’lik bir mesafedeki  Balıkesir Belediyesine ait Asfalt tesislerine  gittik.Kısa bir çay molasından sonra bizi tesislerden yaklaşık 1km uzaklıktaki mağaraya götürdüler.Arabaları Kepsut Dursunbey karayolunun kenarına park ettik. Yaklaşık 500mt yürüyerek mağaraya ulaştık.


Kış aylarında, eriyen kar suları ve yağmur sularının küçük bir dere oluşturarak mağaranın içine aktığını söylediklerinde minicik yüreğim bir ispinoz kuşu gibi pırpır etmeye başladı.Yeni bir Altıntaş mı bulduk ne? Tulumlarımızı giyip mağaraya girdik .İlk 10 metrelik bölüm kayalara tutunularak rahatça inilebilen bir yapıya sahip. Bundan sonrasında 80 cm çapında ve başlangıç kısmı 60 derece eğimle başlayan  yaklaşık 10 mt lik bir iniş var. İşte matkabımız burada henüz 2. deliği deldikten hemen sonra duman dumana kaldı . Hani bir matkabımız var ya ,artık yok diye düşünmekten kendimi alamadım. Yinede ilk istasyon hazırdı ; çokça yarasanın göründüğü delikten ilk önce Cem indi . Burada bir iniş daha var deyişi daha dün yaşanmış gibi hala kulaklarımda bu bölümde 4-5 metrelik bir yatay dan sonra takriben 10 mt lik bir iniş daha var. Ama artık matkabımız yoktu. Mağaracılık kolay iş diyen olmamıştı zaten .Canımızdan çok sevdiğimiz çekicimiz vardı.Çekiç sağ olsundu. Bu aşamada hat döşeyecek arkadaşlara yanlarında pense bulundurmalarını şiddetle öneririz.  Yine Cem önden indi.  Devam ediyor, burada bir iniş daha var demesi içimin yağlarını eritiyor. Mağara indikçe ısınıyor mu ne, terimi silmekten helak oldum. 15 metre daha indik. Cem yine öndeydi. Bu seferki iniş 25mt civarındaydı.Cem'le Mustafa'ya yukarıdan baktığımda. sonsuz bir uçurumun dibinde gibiydiler.Artı k çok daha geniş bir galerideydik. Daha da sıcaktı. Kesif bir guano kokusu vardı. Yüzlerce yarasa, hem de besili türden.Varlığımızdan pek hoşnut değillerdi. Oldukça geniş bir bölüme gelmiştik . Guano tepecikleri arasında birazda emekleyerek ilerlemeye devam ettik. Cem yaklaşık 10 mt lik bir iniş daha olduğunu söyledi. Ancak bu kadar yorgunluk boğucu sıcak ve susuzluk yüzünden devam etmeme kararı aldık. Mağaranın bu kadarlık kısmı bile bize muhteşem bir eğitim mağarası imkanı sunuyor . Nur topu gibi bir mağaramız oldu.Ama çok sıcak daha ince bir şeyler giymek lazım. sabah saat 11.00 da girdiğimiz mağaradan 17.00 da çıktık .Yakın bir zamanda buraya tekrar  hatta  sık sık geleceğimizi sanıyorum. Ankara’dan bile gelmeye değermiş. Asfalt tesislerindeki çay ve ayran ikramından sonra Bursa'ya döndük. M. Kemalpaşa'da yol kenarında Yeniceli Restaurant’ta yemek yedik. İşkembe çorbası ve Arnavut ciğerini tavsiye ederim.

 

Attila ÜLGEN



Sitemizden tam anlamıyla faydalanabilmeniz açısından lütfen sitemize Kayıt Olunuz.

    
Bilgilendirme
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.