» » 5 Mayıs 2007 Gönen Ihlamur Altı Mağarası Araştırma Etkinliği
 
 5 Mayıs 2007 Gönen Ihlamur Altı Mağarası Araştırma Etkinliği 
Yazar: Mad Bursa Okunma: 1 776 Tarih: 13-02-2011, 18:43 Yorumlar: 0

5 Mayıs 2007 Gönen Ihlamur Altı Mağarası Araştırma Etkinliği Ihlamur Altı mağarası, Dereköy de mart ayında yapılan araştırma etkinliği sırasında bulunmuştu. Bu mağaranın bilgisi, mağaraya giriş yapan köylüden alındı. İfadeye göre mağaranın ağızında bile sarkıt oluşumlar vardı ve giriş sırasında bu kişi tarafından kırılmıştı. Gerçekten de mağaranın ağzının ancak sürünülerek, bir kişinin geçebileceği boyutta olması gizli kalmasına neden olmuş. Yatay olmasına karşılık mağaraya çok az kişinin girmiş olduğunu söyleyebiliriz. Mağaranın yöresel adı yoktur. Bu nedenle büyük bir ıhlamur altından girildiğinden ismi biz verdik.

4-5 mayıs hafta sonu Gürsu etkinliği planlanmıştı. Ancak rehberimizin ve üyelerimizin katılım sorunu olunca, daha önceden girdiğimiz ancak haritalamadığımız bu mağaraya etkinlik yapmaya karar verdik. Saat 8 de Bursa’dan yola çıkıldı. Saat 10’da Gönen’e vardık. 11.30 da Bandırma’dan gelen Mustafa da bize katıldı ve Dereköy’e doğru yola çıktık. Balık çiftliğinde bize verilen oda da giyindikten sonra mağara ağzına yürüyüşe başladık. Hıdırellez olduğundan çevrede fazla sayıda piknikçi vardı. Bize bakıp, “Dağcı bunlar” deyip aldırmadılar. Henüz mağara çamurunda yüzmemiştik.

Mağaranın girişi oldukça dar. Karpit lambaları ancak baş yana çevrilmişken girebiliyor. Girişten hemen sonra eğimli ve sonrasında 2-3m lik bir dikey inişle mağara yataylaşıyor. Bu seviyede diğer mağaralarda olduğu gibi su tabanına ulaşılıyor. Bu nedenle mağaranın tabanı birkaç küçük su göleti ve çoğunlukla balçık çamurundan oluşuyor. Bu yapı mağaranın küçük olmasına karşılık zor dolaşılmasına yol açıyor. Öyle ki, bir dar geçitte 5-6m sulu çamur içinde sürünmek zorunda kalıyorsunuz. Bu dar geçitten sonra mağara bir biri ile bağlantılı, iki salon oluşuyor. Bunları birleştiren 3-4 değişik galeri bulunuyor. Ayrıca salonların birinin sonunda muhtemelen sifon olan gölcük var.

Mağarada çalışmanın en önemli sorunu tabandaki çamur. Bunun yanında ince hassas oluşumların çokluğu da mağaraya hasar verilmesine neden oluyor. Mağaranın bu yapısını uzun süredir koruduğu çamur zemin üzerine gelişmiş, dikitlerden anlaşılıyor. Bu dikitlerin bazıları taban taşımadığı için yan yatmış. İnce pipet şeklindeki sarkıtlar neredeyse bütün tavnı kaplıyor. Bu oluşumlar en küçük bir temasta tuz-buz haline geliyor. Ayrıca heliktit yapılaşmalar dikkat çekci.

Yaklaşık 4 saat mağarada çalışıldı. Ancak mağaranın bütün oluşumu tam anlaşılamadı. Mağaranın yaklaşık yarısı haritalanabildi. Ancak bu kısmın bile düzeltilmesi ve yeniden gezilmesi gerekiyor. Sürenin kısıtlı olması ve çamurdan bunalmamız nedeniyle bir başka etkinlikte mağara haritasını tamamlamaya karar verip mağaradan çıkıyoruz.

Çıktığımızda her yer piknikçilerle dolmuştu. Baştan aşağı balçık çamura bulaşmış halimizi hafif alaylı bakışlarla izliyorlardı. Kimine biz laf attık “İşte durum ortada, baştan aşağı battık çamura”. Kimi “ben kuru mağaraya girdim şöyle uzun böyle uzun...” falan gibisinden konuşuyor. Derken karşıdan 7-8 çocuk geliyor ve lafı patlatıyoruz “Çocuklar okuyun, bizim gibi kötü işlerde çalışmayın”, biri halimizden olumsuz etkilenmiş olacak ki yanıtlıyor: “okuyacağım, ben doktor olacağım”. Tabi ki gülmekten yarılıyoruz.

Bu mağarada bir kez daha harita çalışması ve görüntüleme yapacağız. Daha sonra hassas oluşumlar nedeniyle giriş yapmamak yerinde bir karar olacaktır.

Ekip: Mehmet Teke, Şengül Teke, Emrah Sınmaz, Mustafa Caner

 

Emrah SINMAZ



Sitemizden tam anlamıyla faydalanabilmeniz açısından lütfen sitemize Kayıt Olunuz.

    
Bilgilendirme
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.