» » "TEKESUYU" MAĞARASINDA YENİ GALERİLER 26-28 Ağustos 2019
 
 "TEKESUYU" MAĞARASINDA YENİ GALERİLER 26-28 Ağustos 2019 
Yazar: Mad Bursa Okunma: 128 Tarih: 1-09-2019, 20:17 Yorumlar: 0

İki bin sekiz yılında, Datça Tekesuyu mağarasını, bir günlük faaliyet ile araştırmış ve haritalamıştık. Mağaranın karışık yapısı ve uzun süre bot üzerinde ilerleme ve ölçü alma zorluğuna karşılık işimizi iyi yaptığımız düşüncesindeydik.

Üç yıl kadar önce Datça’ya yerleşen üyemiz Onur Yurtbaşı mağarayı gezmiş ve haritada bulunmayan kollar bulduğu bilgisiniz bize ulaştırmıştı. Klasik olarak yaz aylarının faaliyeti olan Tekesuyu’nun yeni kollarını haritalamak için bu yıl tekrar mağarayı ziyaret etmeye karar verdik.

Yirmi altı ağustos pazartesi günü saat ikide mağaraya giriş yapıyoruz. Ekibimiz; Onur Yurtbaşı, Yeşim Aydın, Emre Baturay Altınok, Emrah Sınmaz ve Necati Türker’den oluştu.

Necati fotoğraf için hazırlıklı gelmiş. Onur ile bota binip büyük gölü gezecekler. Emre, Yeşim ve ben  Onur’un bulduğu yeni galerileri haritalama işindeyiz.

Yeni galerilere, girişten hemen sonra sağda bulunan kaya çöküntüsü arasından geçilerek ulaşılıyor. Sonrasında daha önce çizdiğimiz haritanın sağ yanında, uzunlamasına aynı yönde, karışık bağlantılardan ve yan kollardan oluşan galerilere ulaşılıyor. İlk baştaki sulu kolu atlıyor ve daha sağdaki dar, zaman zaman sürünme gerektiren kollarda ilerliyoruz. Galerilerde ilerledikçe birbiri ile yan kollarla birleşen birçok yerden geçiyoruz. En sonunda hepsi birleşip tek bir oda ile haritanın en sağındaki sulu galerinin sonuna sağdan birleşiyor. Bununla haritada ikinci atladığımız bağlantıyı bulmuş oluyoruz.

Dönüşte hızımız çok yavaş, bir biri ile bağlantılı bir kısmında su olan, tabanı balçık ile kaplı galerilerde ilerlemek ve ölçü almak durumundayız. Yazlıkçı gibi giyindiğimizden iş daha da zorlaşıyor. Sulu galerileri, girişte atladığımız galeri ile birleşecek düşüncesi ile bir kısmını haritalayarak yarım ölçü alıyoruz. Dar ve uzun galerileri haritalarken en dıştaki galerilerin, daha karışık ve labirent gibi olması nedeniyle enerjimiz azalıyor. Tamamını haritalamak zor gibi… İlk başladığımız yerde diğer ekip üyeleri ile buluşuyoruz.

Necati ve Onur mağara ile boğuşup, yol bulma konusunda sorunlar yaşamışlar. Fotoğraf işi bu nedenle yatıyor. Gerçekten de 2008 de Baturay ile mağaraya girdiğimizde, benzer şekilde, kaybolur muyuz? Geri dönebilecek miyiz? Gibi benzer duygulara kapılmıştık. Bu mağaranın ana gölünün büyüklüğü ve sütunlarla çoklu bölümlere ayrılması, duvarların ışığımızı soğuracak kadar koyu olması, tavandan sarkan siyah ağaç kökleri tedirginlik yaratacak görsellikte.

Onur ile yeni kolun sulu kısmına bakarak çalışmaya devam ediyoruz. Dar bir geçişten sonra geri dönünce daha önceki haritada üçüncü olarak kaçırdığımız ana mağaraya açılan geçidi buluyoruz. Tekrar dönüp ileri doğru devam edince, kolun, tahmin ettiğimiz gibi, harita ölçüsünü aldığımız sulu kolun devamı olduğunu saptıyoruz.

Pazartesi çalışmamız bu kadar ile sona eriyor. Saat altıda dışarıdayız. İş bitmedi. Biteceği de şüpheli. Gelecek yazı beklemenin anlamsızlığından yola çıkarak, çarşamba günü bir giriş daha yapmaya karar veriyoruz.

Yirmi sekiz ağustos çarşamba… Bazı kayıplar verdik, ancak yine mağaradayız. Ekip; Yeşim Aydın, Onur Yurtbaşı, Emre Rona ve Emrah Sınmaz’dan oluşuyor. Hazırlanıp, saat 10:45 de mağaraya giriş yapıyoruz.

İlk olarak sulu kolları haritalayıp, sonra sürünmek mantıklı geliyor. Onur ile bota binip önce ana sulu gölde, daha önceden “?” işareti koyduğumuz bir kola gidiyoruz. Uzunca çıkan kolu sondan göle doğru haritalayıp, yeni kola geçiyoruz. Fark ettiğimiz diğer bir durum, sulu kolda diğer kollarla çapraz birleşen, sığılması zor kanallar olması. Yeni kolu da haritaladıktan sonra, diğer ekip üyelerimiz ile buluşuyoruz. Emre ve Onur botla gezerken, Yeşim ile kuru galerilerde sürünerek haritaya devam diyoruz. Bir süre sonra Onur’da bize katılıyor. Çok karışık kolları ölçüp “ allah kabul etsin” diyerek, işlemi bitiriyoruz.

Onur ve Yeşim’de küçük bir bot gezisi yapıyorlar. İşimizi saat üçte bitirip kendimizi dışarı ve sıcağa atıyoruz. 

Bu sefer tahminimize göre, mağaranın tamamına yakınını haritaladık. Yine de karışık yapısı ile Tekesuyu her zaman sürprizlere açık bir mağara. Tabanındaki killi toprak nedeni ile su tutan, sarnıç yapısındaki bu mağara, her mağaracının görmesi gereken bir güzellik. Datça’da tatile giderseniz, basit birkaç malzeme ve bot götürmeyi ihmal etmeyin. Mağara arada ışık görsün.



Emrah Sınmaz


Sitemizden tam anlamıyla faydalanabilmeniz açısından lütfen sitemize Kayıt Olunuz.

    
Bilgilendirme
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.