» Makaleler Ocak 2019 Yıl
 
 O Günler VII ( Peynirlikönü 2001 - Mehmet Ali Özel )
Yazar: Mad Bursa Okunma: 265 Tarih: 16-01-2019, 00:32 Yorumlar: 0

Hiç sevmem… Başka bir mağaracı ekibin araştırmasına katılmayı hiç sevmem, düşünmem. Neden sevmem ? Çok kısıtlı zamanımı, yapabiliyorsam dernek için faaliyette geçirmeyi tercih ederim de ondan sevmem. MAD yaz faaliyetleri, en uzun dokuz günde yapılır ve en üst seviyede verim elde edilmeye çalışılır. Ama bu, aynı mağaraya yıllarca gitmemizi engelleyemez. Her zaman daha uzun zamana ihtiyaç vardır. Git, mağaraya gir, döşe, mağarayı bitiremeden topla ve geri dön, ertesi yıl aynı yere gel. On beş gün ya da daha fazla zaman ayırabilsek, düşünüyorum da çok daha fazla mağarayı araştırıp bitirmiştik. Başka bir ekibin araştırmasına gitmeyi hiç sevmem. 

Severim… Ekip arkadaşlarımı severim. Ekip arkadaşlarımın düşünceleri ve istekleri benim için önemlidir. Her şeyi geride bırakıp, günlük kimliğimizden sıyrılıp, yanımıza alabileceğimiz kısıtlı malzeme ile mağaranın karanlığına girdiğimizde, en önemli desteğimiz ekip arkadaşlarımızdır. 

2001 yılı yazında MAD olarak gitmeyi planladığımız önemli bir istihbaratımızın olmadığını anımsıyorum. Bir yere gidilecekse bile, Ankara dışında olduğumdan oldukça geç haberim oluyordu. Ağustos ayı başında, Tulga Şener arıyor “BÜMAK Peynirlikönü faaliyetine destek atmaya gideceğiz, rekora gidiyorlar, yardıma ihtiyaçları var”. Her ne kadar “MAD faaliyeti” falan dediysem de, olmayan bir faaliyete gitme şansım yok. Bir süre sonra ikna oluyorum. 


0
    

 O Günler VI ( Nasuh meselesi… Biz bunu ilkeler uğruna yaptık. )
Yazar: Mad Bursa Okunma: 340 Tarih: 1-01-2019, 23:01 Yorumlar: 0

Yıl 1989. Üniversitede beşinci yıldayız. Tıp fakültesinin küçük stajlarının olduğu, intörnlük öncesi yoğun sınavla geçen son yılımız. Bu yılda, on beş branşta staj yapılır. Stajlar son gün yapılan sınavla tamamlanır. O günlerde hayatımız şöyle geçiyor; staj başlıyor, öneme  göre bir hafta yada on beş gün süren staj yapılıyor, sınav gecesi hiç uyumadan çalışılıp, ertesi gün alanında “baba” olarak tarif edilebilecek profesörlerden sözlü sınava giriliyor, hemen sonrası terminale koşulup, mağara faaliyetine doğru yola çıkılıyor. Her stajda döngü bu şekilde devam ediyor. Yaptığım hesaba göre, yaklaşık sekiz aylık eğitim döneminin on iki hafta sonunda bu faaliyetleri yapmış ve o yıl otuz sekiz gün kampta kalmışız.

O Günler VI ( Nasuh meselesi… Biz bunu ilkeler uğruna yaptık. )
İntörn olabilmek için, bu stajların hepsini vermek gereklidir ve her sınavı geçebilirseniz, altıncı son sınıfa başlamadan önce temmuz ayında bir ay tatil yapma hakkı kazanırsınız. Tulga Şener ile tüm stajları başarı ile bitirdik. Son stajım dermatoloji stajıydı ve kıl payı geçtim desem yalan olmaz. Bu gün bile, pomat – krem arasındaki farkı bilemiyorum ama, bu eğitim sistemimizdeki bozuklukla ilgili ayrı bir sempozyum konusu… Moderatörün notu : Antik Yunan'da, sempozyum ( Yunanca: συμπόσιον symposion, συμπίνειν sympinein, "birlikte içmek") bir içki davetiydi.


0