"Mağaralar Ve Mağaracılık" Konulu Sunum (7 Şubat 2012)
Yazar: Mad Bursa Okunma: 1489 Tarih: 10-03-2012, 14:15 Yorumlar: 0

"Mağaralar Ve Mağaracılık" Konulu Sunum (7 Şubat 2012)Mağaracılığı ortamı dışında tanıtabilmek oldukça zor bir iş . Sporunu, tanıtmanın en güzel yöntemi, mağara ortamını yaşayarak göstermektir. Bunun dışında tanıtım yapabilmek için görsel araçlara başvurmaktan başka çare kalmıyor. Fotoğraf ve video gösterimi, ortamı tam anlatamasa da, en güzel yöntem.

"Mağaralar Ve Mağaracılık" Konulu Sunum (7 Şubat 2012)Mağara sporu doğası gereği, zor ve yorucu bir aktivite. Mağarada gerekli malzemeyi taşımak, gereğinde kamp kurup uzun süre çalışmak, harita için ölçüm almak, mağara koşulları ile uyumlu olmaya çalışmak… Bütün bu zorlukları aşmanın en önemli gereği, yeterli ve işe uygun malzeme taşımaktır. Tahmin edilebileceği gibi, azımsanmayacak miktarda yük taşınması gerekmektedir. İşte, mağarada görüntü almanın zorluğunun temelinde, ek bir iş daha yapılması gereği yatmaktadır. İyi görüntü kaydetmek, hem çekimi yapan hem de konu mankenliği yapan sporcuların sabrı ile doğru orantılıdır.Bu nedenle, yaptığımız her fotoğraf gösterisi ya da sunumuna “ Mükemmel fotoğraflar gösteremeyebiliriz, ortamı biraz olsun anlatabilmek temel amacımız ” diyerek başlarız. Gerçekte ise gösterdiğimiz fotoğraflar azımsanmayacak kalitededir…



    

 Temel Düğüm ve İp Teknikleri Eğitimi ( 8 Ocak 2012 )
Yazar: Mad Bursa Okunma: 2342 Tarih: 1-03-2012, 10:40 Yorumlar: 0

Temel Düğüm ve İp Teknikleri Eğitimi ( 8 Ocak 2012 )

SRT ( Tek İp Tekniği ) uygulamalarının en temel çalışması, mağaracılıkta kullanılan ip ve düğüm tiplerinin çalışılması ile başlar. Aslında kullanılan malzeme ve düğüm tipleri sayı olarak fazla değildir. Kısa bir eğitimde, kolaylıkla anlatılabilen bu eğitim içeriğinin, tam olarak anlaşılıp öğrenilmesi için sürekli tekrar ve pratik yapılması gereği tartışılmazdır. Tekrar vurgulamak gerekirse; en basit tekniğin bile gereklilik, daha önemlisi stres altında doğru uygulanabilmesinin altın kuralı “tekrar ve pratik yapılmasıdır”.

İp eğitimlerini hemen her yerde yapıyoruz. Bu eğitimler; yolda faaliyete giderken, kaya da SRT çalışılırken ya da her hangi bir yerde verilebilir. Ocak ayı başında, yılın ilk etkinliği olarak bu çalışmayı yapmaya karar verdik. Yeni arkadaşlarımızın da ilk eğitimlerinden biri olan bu eğitimi, ev ortamında, 8 Ocak tarihinde gerçekleştirdik.



    

 Keles, Gelemiç Köyü Kayadibi Mağaraları Araştırma Faaliyeti ( 26-2-2012 )
Yazar: Mad Bursa Okunma: 955 Tarih: 26-02-2012, 16:33 Yorumlar: 0

Yazımda


    

 2011 MAD Bursa Şubesi Genel Kurulu, 28 Ekim tarihinde yapıldı
Yazar: Mad Bursa Okunma: 1219 Tarih: 19-02-2012, 21:51 Yorumlar: 0

MAD Bursa Şubesi genel kurulu, her yıl ekim ayında, MAD Merkez Genel Kurulundan iki ay önce yapılmakta... Genel kurulda, ağırlıklı olarak şubemizin 2011 yılıda yaptıkları ve yapamadıkları tartışılıp, 2012 için yapılması gerekenler planlandı. Gerçekleşen oylamada, yönetim ve denetim kurullarımız aşağıdaki gibi oluşmuştur.



YÖNETİM KURULU
Attila Ülgen
Kasım Altay
Emrah Sınmaz
Murat Soğucak
Tamer Çekici

YÖNETİM KURULU YEDEK ÜYELERİ
Tolga Satıoğlu
Yenal Yazıcıoğlu
Taner Türker
Alican Çelikten
Faysal İlhan


DENETLEME KURULU
Yasemin Sınmaz
Mehmet Teke
Mustafa Caner

YEDEK ÜYELER
Müge Alkuru
Okan Özşekerci
A.Tamer Aker



Emrah Sınmaz


    

 Çamlıkbaşı Mağarası Araştırma Faaliyeti 27-11-2011
Yazar: Mad Bursa Okunma: 2570 Tarih: 30-11-2011, 11:38 Yorumlar: 0

Çamlıkbaşı Mağarası Araştırma Faaliyeti 27-11-2011

08.05.2011 tarihinde gidip haritalamaya başladığımız Çamlıkbaşı mağarasında, yukarıdan baktığımızda sayısız yarasanın çıktığı dikey bir bölümü haritalayamamıştık. Bu kadar çok yarasa çıkıyorsa oldukça geniş bir salon olmalı diye düşünmüştüm. Ayrıca yine inip bakmadığımız bir kol daha vardı. Derneğimize yeni katılan arkadaşların Mağara ortamıyla tanışması ve yarım kalan ölçümleri almak amacıyla bu mağaraya faaliyet yapmaya karar verdik.



    

 "Eline ilk kez çekiç almış, masum mühendis" ilk bolt'unu çaktı
Yazar: Mad Bursa Okunma: 2349 Tarih: 21-11-2011, 20:49 Yorumlar: 0

"Eline ilk kez çekiç almış, masum mühendis" ilk bolt'unu çaktı

SRT çalışmalarının klasik akışı; iniş, çıkış, bir de istasyon geçtin mi? tamamdır. Türkiye için makul, batılı mantığı ile oldukça yetersiz bir eğitim sürecinden sonra, yeni üye artık dikey mağaraya girmeye hazırdır. Küçük bir iniş, belki sonrasında biraz daha derin bir deneyim, ardından yaz faaliyeti gelir ve hizmet içi eğitimle işler akar gider. Mağaracı derinlere iner, yük taşır, çalışır. Sonuçta nasıl’ı bilir ama neye çıkıp indiği genellikle eksik kalır. Biraz şanslıysa, ilerleyen bir ekibe girebilmişse, bir iki istasyon çakmasına da izin verilir… Artık nedendir? bilemiyorum ama; bekli zaman azlığından, belki de eğiticilerin sabırsızlığından, ya da kayaya ve o güzelim boltlara kıyamamaktan, ama her zaman döşeme teknikleri eğitimi eksik kalır.



    

 Kütahya, Anasultan Köyü, "Kocadağ İni" Mağarası Araştırma Faaliyeti (5-8 Kasım 2011)
Yazar: Mad Bursa Okunma: 4074 Tarih: 11-11-2011, 11:12 Yorumlar: 1

Kütahya, Anasultan köyünde bir dikey mağara olduğu bilgisine, NAK (Nilüfer Arama Kurtarma Derneği) üyesi arkadaşlarımız sayesinde ulaştık. Yaklaşan bayram tatilinde etkinlik yapabilmek ve mağaranın konumunun bir an önce bulunması için köy muhtarı sayın Nihat Karaaslan ile temasa geçildi. Ortamı tanımak ve kendimizi tanıtabilmek için 23 ekim 2011 günü bölgeye ön araştırma faaliyeti yapılmasına karar verildi. Yapılan bu faaliyette, muhtar ile tanışıldı, mağaranın ağzı bulundu, yazışmalar için ilgili jandarma karakolu iletişim bilgileri öğrenildi ve lojistik imkanlar belirlendi.

Kütahya tarihsel geçmişi nedeni ile hazine arayıcılarının etkinlik gösterdiği bir bölge. Gittiğimiz Kocadağ’da, iki yıl önce jandarma tarafından bu amaçla gelen kişiler tutuklanmış. Bölge halkı yabancılar konusunda hassas. Kendimizi tanıtmak bu nedenle önemliydi.

İşin ilginç yanı, araştırdığımız “Kocadağ İni” şimdiye kadar hiç duymadığımız, görmediğimiz kadar ütopik hazine macerasının ev sahibi. İçeride rastladığımız bulgulardan, tahminen 1993 – 1997 yılları arasında, defineciler, mağaraya cüretkar bir giriş yapmışlar. Neredeyse tek bir şaft şeklinde ilerleyen, Türkiyenin derinlik sıralamasında önemli bir yer işgal edecek bir dikey mağarada hazine bulunacağı düşüncesi… İnanılır gibi değil. “Bir deli kuyuya taş atmış…” ın ete kemiğe bürünmüş hali. Yine de kendilerine teşekkür borçluyuz. Daha mağaraya girmeden, derin inişler olduğu konusunda fikir sahibiydik.

Kütahya, Anasultan Köyü, "Kocadağ İni" Mağarası Araştırma Faaliyeti (5-8 Kasım 2011)5-8 ekim tarihleri arasında yapılan araştırma faaliyetinde, -300m derinliğe inildi. Mağara büyük bir inişle devam etmekte. Yapılan, giriş – vadi tabanı değerlendirmesinde, mağaranın -550m potansiyeli olduğunu düşünüyoruz. Kocadağ İni, Türkiye mağara derinlik sıralamasında kendisine iyi bir yer arıyor. Biz de ona yardım ediyoruz.

Faaliyet, planlama ve uygulama aşamasında, MAD’ın yüz akı olacak şekilde başarı ve fedakarlıkla gerçekleştirilmiştir. Attila, Mustafa, Kasım, Sinan, Sencer, Havva, Deniz, Ayşenur, Vedat, Murat, Tolga ve Selçuk tebrikler.

Devamı bölümünde etkinlik anısını yayınlıyoruz.


Emrah SINMAZ


    

 Nasrettin Hocanın Biri, Bir Gün (Bir Örgüt Eleştirisi)
Yazar: Mad Bursa Okunma: 2183 Tarih: 8-11-2011, 15:06 Yorumlar: 0

Anadolu insanı örgütlü çalışmaya, ortak aklı ve doğruyu bulmaya karşı dirençli. Bu durum sendika, dernek ve meslek örgütü gibi birçok gönüllü kuruluşta önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmakta. Doğru üzerinde fikir birliği olmayan insan topluluklarında ürün çıkması bireysel fedakarlıklara bağlı. Kendi çevresinde üç kişi toplayan liderciklerin çekişmesi, doğal olarak her kuruluşa zarar verir. Aslında çelişkilerimizin bozuk eğitim sistemimizden; aile,okul ve ülke üçgeninden kaynaklandığı tartışılmaz bir gerçek.. "Çuvaldızı kendine, iğneyi başaksına batır" ilkesinden hareketle ekteki fıkrayı yayınlıyoruz. Keyifli okumalar ve düşünmeler...



    

 O Günler III (Tulga Uçtuğu)
Yazar: Mad Bursa Okunma: 1243 Tarih: 8-11-2011, 14:44 Yorumlar: 0

Mencilis, bir zamanlar, MAD’ın olmazsa olmaz faaliyet mağarası… O yıllarda, Mencilis doğal yapısında. Henüz mağara ağzından çıkan su kanala alınmamış, kamp alanına ulaşan patikayı bozan toprak yol açılmamış, turizm belası mağarayı kemirmemiş.

Nisan 1987, ilk faaliyetimde Mencilis kamp alanında, gece ceviz ağacının hemen yanında çimlerin üstüne uzanmış, mağara ağzından çıkan derenin gürültüsünü dinliyor, gökyüzüne bakıyorum. İlginç bir gün geçirmiştim. Ankara’dan otobüsle yola çıkmıştık. Yolda, Faysal İLHAN’ın küçük iplerle verdiği ilk düğüm eğitimini almıştık. Patika yoldan kamp alanına ulaşmış, ertesi gün ilk ekiple mağaraya girip çıkmıştım. Mağaranın uzun olması ve sondaki on bir metrelik iniş (ki o zamanlarda uçurum olarak tanımlanırdı) beni oldukça heyecanlandırmıştı.

O günlerde, Mencilis’e ulaşmak, kamp yapmak ve mağaraya girmek tarifsiz bir zevkti. Genellikle cuma günü öğlen Ankara’dan otobüsle yola çıkılırdı. Yolculuğun sonunda, Safranbolu’nun Bağlar Mahallesi’nde inilir, bir süre şehir içinde yürüdükten sonra, bahçelerin ve bağ evlerinin arasından küçük patikadan (birçok yerinde bacaklarınız iki yandan çalılarla kaplanırdı) bir buçuk saat kadar yola devam edilirdi. Yürüyüş sırasında, mağara ağzından çıkan derenin sesi, solda, aşağıdan yürüyenlere eşlik ederdi. Ola ki (ki olmasını sıklıkla sağlardık) 15 Haziran’dan sonra faaliyet varsa, yol boyu kiraz yenilmesi olağan eğlenceye eklenirdi.

Kamp alanına yaklaşınca, alana ulaşmanın iki seçeneği vardı: Bunlarda biri düz devam edip biraz yükselip, mağaranın su çıkan ağzının üstünden dolaşarak kamp alanına ulaşmak; ikincisi, kamp alanının biraz altında, bağ evlerine ulaşmak için yapılmış olan basit ahşap köprüden geçmek ve kamp alanına 400m kadar yürümek…



    

 O Günler II (Dernek Evleri)
Yazar: Mad Bursa Okunma: 1295 Tarih: 8-11-2011, 14:39 Yorumlar: 0

Yıl 1986, Ankara Çamkoru’da fakültenin pikniğindeyiz. Sınıftan birkaç arkadaşımız (Tulga,Tamer,Hakan,Uğur,Erdemir) pikniğin sonuna doğru ormandan çıkarak bize katıldılar. Bir gece önceden ormanda yürüyüş yapmışlar,ziyadesi ile kaybolmuşlar,kendi aralarında kavga etmişler, sırtlarında acayip denkler, pis perişan bize katıldılar...Ne yalan söyliyeyim çok hoşuma gitti, haz aldım. Meğer bu arkadaşlarım, MAD yoluna baş koymuşlar. Ben de böylece dernekten haberdar oldum.

Pazartesi günü kantinde Hakan Karadeniz’i yakaladım, “bende mağaracı olacağım” dedim. Hakan’ın yüzüne sevinç ve hayret karışımı bir ifade belirdi ki, bu gün bile unutmam. O günler de derneğe üye bulmak, en az bu gün ki kadar zordu. Dernek; evraklardan (kimi çuvaldan çıkartılmış...), Faysal’ın evindeki birkaç parça malzemeden, bir avuç üyeden ve sağlam ilkelerden oluşuyordu.

Faysal’ın Emek caddesindeki evini, derneğin ilk “dernek evi” olarak tanımlamak sanırım yerinde olur. Sıhhiye’den Emek otobüsüne binersiniz, Zürih pastanesi önündeki durakta indiniz mi, arka sokağa kısa bir yürüyüş ve Faysal’ın giriş katındaki evinin sıcaklığına kavuşursunuz. Evin diğer sakinleri, Aytekin ve İsmail...Bulgur pilavı ve tavada yapılan börek...Bu evde derneğin bir çok üyesi, yandaşları ile tanıştım. Ahmet Elma, Beyhan Kartal, Ali Utkan, Utku Erdener...say say bitmez.



    

 Kütahya, Anasultan Köyü, "Kocadağ İni" Mağarası Ön Araştırma Faaliyeti 23 Ekim 2011
Yazar: Mad Bursa Okunma: 2298 Tarih: 5-11-2011, 11:36 Yorumlar: 0

Kütahya, Anasultan Köyü, "Kocadağ İni" Mağarası Ön Araştırma Faaliyeti 23 Ekim 2011

23 Ekim sabahı, Şehreküstü Bursaray İstasyonu’nun yanından Başkan Attila ile yola çıkacaktık. Faaliyete, sadece ikimiz gidiyorduk. Bu gidişimizin amacı yaklaşan bayramda yapılacak faaliyet için söz konusu mağaranın uygun bir seçenek oluşturup oluşturmadığını araştırmaktı. İstasyonda buluştuk. Saat 08:10’da Kütahya’ya doğru yola koyulduk. Tahminlerimize göre yolculuk iki buçuk saat civarı sürecekti. Tahminlerimizde pek yanılmamıştık. Yolda İnönü’den geçerken sağ tarafımızdaki tepelerin sırtında oyuklar gördük. Bu oyukların sırrını çözmeye çalışıyorduk ki önümüzde bitiveren bir tabelada “İnönü, İnler” yazdığını gördük. Tarihi İnönü’nün isim hikayesini de böylece çıkarmış olduk. Düşüncemize göre bu inlerin önünde kalan koca araziye İn-önü demişlerdi. Mola vermek için Kütahya girişine kadar bekledik. Daha sonra saat 10:30’da Kütahya girişindeki Yazıkanlar Tesisleri, Ekstramola Lokantası’nda molamızı verdik.



    

 ACISU MAĞARASI FAALİYETİ ( ACISU, ACI ACI ÜFLEDİ )
Yazar: Mad Bursa Okunma: 2577 Tarih: 9-10-2011, 22:45 Yorumlar: 0

ACISU MAĞARASI FAALİYETİ ( ACISU, ACI ACI ÜFLEDİ )

Sakarya Pamukova Kazımiye köyünde mağara olduğu bilgisi internet sitemize gelen ihbar ile öğrenildi. Nisan 2010 da mağarayı keşfetmek için ilk gezi düzenlendi. Mağaranın aktif olduğu bu dönemde fazla ilerlenemeden etkinlik sona erdi. Haziran 2011 de yapılan ikinci etkinlikte mağarada bulunan küçük sifon alınarak daha ileri araştırma yapıldı ve mağaranın oldukça büyük olduğu anlaşıldı.

17-18 eylül de yapılan araştırma etkinliğinde mağaranın ilerletilmesi ve haritalanması planlanmıştı. Sifonu geçtikten sonraki çamur üzerinde ASPEG yazısını görmemiz açıkça bizi şaşırttı, biraz da hayal kırıklığına uğrattı.

Daha sonra yaptığımız araştırmada; mağaranın aslında Üfleyen Mağara olarak kayıtlı olduğunu, ilk araştırmasının MTA tarafından yayınlandığı ve sonrasında ASPEG tarafından araştırılmaya devam edildiğini öğrendik. İşin ilginç yanı, O’mag ın sitesinde de aynı mağara öncelikli araştırma bölgesi olarak geçmekte.

Mağara araştırma derneği olarak yeni bulunan bir mağaraya öncelikle yöresel adını veriyoruz. Bu yok ise bölgenin, yaylanın yada yakın köyün adı ile kayıtlara geçiriyoruz. Acısu yada Akçay adları, bu mağara için yöresel olarak kullanılmaktadır. Üfleyen Mağara adı (her ne kadar çok yakışsa da) MTA araştırmasında ortaya konulmuştur. MADBursa olarak öncelikle gidilecek yerin kayıtlarda olup olmadığını TAY ve internetten araştırıyoruz. Tabi ki bu mağaranın adının başka olduğunu bilemezdik… Ayrıca mağara değişik kaynaklara göre değişik yerleşim yerlerinin arazisinde görünüyor.

Sorulması gereken, bu etkinlikten ne sonuç çıkartabiliriz? Tek başına TAY projesi bir mağarayı lokalize etmek ve tanımlamakta yetersiz kalmaktadır. Buradaki bilgiler giren kişilerin topladığı bilgilerin doğruluğu kadar güvenilebilirdir. Bu nedenle en uygun ortam olan TMF bünyesinde oluşturulacak ve sadece mağara sporcusu gruplara açık olacak şekilde veri tabanı oluşturulmalıdır. Özellikle GPS konumlarının belirtilmesi, olabilecek karışıklıkları en aza indirebilir. Bu şekilde emek kayıplarının da önüne geçebiliriz. Ayrıca, grupların ortak katılımı ile doğaya fazla zarar vermeden, araştırılan mağara dışında bir işaretleme sistemi belirlenmesi de faydalı olur düşüncesindeyiz.

Acısu, bize acı acı üfledi… Üfleyen mağara, her mağaracının görmesi gereken çok güzel bir mağara. Üstelik değişik ve karışık yapısı ile, bitti denildikten sonra bile devam edebilecek potansiyel de. Çok güzel mağara.

Devamı bölümünde, 17-18 Eylül 2011 tarihli gezimizin güncesini yayınlıyoruz.



Emrah Sınmaz