» » 5 Aralık 2004 Oylat Mağarası Etkinliği
 
 5 Aralık 2004 Oylat Mağarası Etkinliği 
Yazar: Mad Bursa Okunma: 2 736 Tarih: 1-01-2011, 18:49 Yorumlar: 0

5 Aralık 2004 Oylat Mağarası Etkinliği Etkinlik yeri: Oylat Mağarası, İnegöl, Bursa

Etkinlik tarihi: 5 Aralık 2004

Etkinliğin amacı: Gezi, eğitim

Etkinliğin planlanması :
Bursa’da kurmayı düşündüğümüz dernek şubesi olarak, uzun süredir etkinlik planlayıp bir türlü gidemiyorduk. Bir başlangıç olsun, uzun süredir mağaraya girememiş ekibimiz mağara görsün ve yeni elemanlarımızın ilk mağara deneyimi olsun diye düşündük. Günübirlik ulaşılabilecek olması önemli bir avantajdı.

Katılanlar: Etkinliğe 5 kişi katıldı.
Cem Ersoy
Okan Özşekerci
Yücel Hakyemez
Yasemin Sınmaz
Emrah Sınmaz

Ulaşım :
Mağara Bursa’ya 70 km uzaklıkta. Malzememiz az ve 5 kişi olduğumuzdan binek aracımızla ulaşımı sağladık. Etkinlikte yaklaşık kişi başına 10 milyon TL harcadık. Etkinlik sonunda MAD’a 9 milyon kaldı (etkinlik katkısı, eskiden var olan bu geleneği yaşatmak istiyoruz). Bursa’da bir günlük etkinlik yapılabilecek çok sayıda mağara var.

Kamp Yeri:
Turizm düşüncesi ile mağaranın ağzına kadar yol açılmış. Mağaraya çok yakın kamp yapılabilir. Biraz daha yukarda yola yakın daha doğal ortamda kamp yapma imkanı var. Su yakındaki köyden taşınmalı.

Etkinlik ( 5 Aralık ):
Etkinik sabah Saat 8’de dernek merkezinden karpit lambası alınması ile başladı. Yaklaşık saat 9.30 da mağara ağzına ulaşıldı. Yağmur yağdığından mağara ağzına sığınmaya karar verdik. Yasemin ve Yücel’e karpit lambası kullanımı ve mağara girişi ile ilgili kısa eğitim verildi (alaylıların “hizmet içi eğitim” dediklerinden...).

Okan ve Cem ilk ekip olarak mağaraya girdiler. Yaklaşık 1 saat 15 dakika içerde kalarak döndüler. Ekip içerdeyken; mağaraya çok sayıda insan geldi. Bursa 911 kurtarma derneği üyeleri mağaraya girmek için gelmişlerdi. Kalabalık olmalarını kıskanmadık değil, ancak ekip dinamikleri bize hiç benzemiyor. Yeni üyelerimize biz ve başka grupların farkını anlatmak için iyi bir fırsat oldu.

Yasemin, Yücel ve ben 2. ekip olarak mağaraya girdik. Son salonda 911 ekibi bizi yakaladı. Kalabalık olmaları ortamı biraz bozdu. Fotoğraf çekerek ve yavaş ilerleyerek 2 saatten fazla mağarada kaldık.

İkindi yemeğinden sonra, Bursa’ya akşam saati dönerek etkinliği tamamladık.


Oylat Mağarası İle İlgili Görüşler:

Öncelikle şunu belirtmek gerekir: Amaç turizm ise bu mağara, turizme açmak için ideal görünüyor. Oylat’a yakın olması müşteri potansiyeli yaratıyor. Ayrıca öğrendiğim kadarı ile yakındaki köyün muhtarı, İnegöl belediyesi, bir vali yardımcısı konu ile ilgileniyor. Yani işimiz biraz zor. Ancak uğraşmaya değer. Turizme açılmayı engelleyebilirsek bir ilk olacak.

Şu anki en önemli avantajımız (Dim ve Tınaztepe de olduğu gibi) henüz bir yatırımcı konu ile ilgilenmiyor. Bu nedenle Bursa valiliğinin ikna edilmesi yada bir şekilde zorlanmasıyla sorun yok edilebilir yada ertelenebilir.

Mağaradaki tahribat:
• İlk çıkışın ve önünden akan derenin kısmen mağarayı uzun süre koruduğunu düşünüyorum. Ancak şuan ağzına kadar yol gidiyor. Biz mağaradayken su taşkını oldu. Sanırım şu an araba geçemez. Yol yerine doğal bir yürüyüş yolu yapılmaması, derenin gelişi güzel doldurulması mağarayı nasıl bir sonun beklediğinin göstergesi.
• Mağara içinde harita yapılırken boya ile istasyon konulması kirlilik kadar, içeride çalışma yapılırken haritanın daha iyi yorumlanması için yapılmış diye düşünüyorum. ( beton dökenlere kolaylık olur)
• Dikkatimi çeken daha önce kar ve yağış olmasına karşılık mağarada neredeyse hiç su yok. Oysa daha önceki yıllarda tavandan su akan yerler vardı. Baharda bir kez daha bakmak gerekiyor.
• Oluşumların az bir kısmı hasarlı görece iyi durumda sayılırlar.En önemlisi mağara incisini yoğun bulunduğu (ben sadece burada gördüm) bir mağara. Ancak eskiye göre çok hasar var.Traverten havuzlar en çok hasar görebilecek ve şu anda hasar görmüş oluşumlar. Bunlara zarar vermeden turizme açılma yapılamaz.

Öneriler:
• Gerçekten nadir yarasa türü yaşıyorsa; bildiğin kadarı ile AB de yarasa,mağara semenderi gibi canlılar soyu tükenen korunması gereken canlılar sınıfında. Bu araştırılmalı ve AB kozu son demine ve girişimine kadar kullanılmalı.
• Gördüğüm kadarı ile; bir tür kırkayak ve kabuğunu dik tutamayan bir tür salyangoz mağarada yaşıyor. (Salyangozlara basmayın) İlgisi olan biyolog arkadaşlarla fauna araştırması planlanırsa iyi olabilir. Tabi ki bu tür bir çalışma ilgili-ilgisiz kişilere duyurulmalı ( valilik, basın, çevre bakanlığı ....)
• Nadir bir tür var ise; TMB adına, Avrupa fonlarından koruma ile ilgili bir proje araştırılabir. Hem mağara kurtulur hem de TMB ihya olur.
• En iyi koruma mağaraya hiç girilmemesi. Bunu yapamayacağımıza göre içeride şunlara dikkat edelim. Son salondaki nadir kalan beyaz dikitlere ellenmemeli. Solonda traverten havuzcuklardan oluşan bölgede mağara incilerine basmayın. (Toprak kaplı olduğunda dikkat çekmiyor.) Salonun en üstündeki toprak tepeciğe çıkılmasın. Burada eskiden olan mağara incisi dolu havuzcuklar tahrip edilmiş. Aralıktan –Nisan aylarında mağaraya giriş sınırlansın (yarasaların uykusunu kaçırmayalım).
• Köylülere mağaranın neden korunması gerektiği ayrıntılı anlatılmalı.

Yapıcı fikir uçuşmaları dilerim. Kolay gelsin.

Emrah Sınmaz



Sitemizden tam anlamıyla faydalanabilmeniz açısından lütfen sitemize Kayıt Olunuz.

    
Bilgilendirme
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.