» » DELİCE KÖYÜ MAĞARALARI ARAŞTIRMASI 7-2-2016
 
 DELİCE KÖYÜ MAĞARALARI ARAŞTIRMASI 7-2-2016 
Yazar: Mad Bursa Okunma: 1468 Tarih: 15-02-2016, 23:38 Yorumlar: 0

Bursa Balıkesir sınırında, Dursunbey’e bağlı Delice köyünde mağaralar olduğu istihbaratı ilk olarak üyemiz Tamer Çekici’ye ulaştı. Mağaralar bir süre istihbarat defterimizde öylece kış uykusunda kaldı. Geçen yıl aramıza katılan doğa dostu arkadaşımız İsmet Ceyhun ise, mağaraları iki yıl kadar önce gidip görmüş. Mağaraların küçük ama önemli bir özelliği dikkatimizi çekti. Mağaraların duvarlarında aşı boyası ile yapılmış resimler vardı.

DELİCE KÖYÜ MAĞARALARI ARAŞTIRMASI  7-2-2016Şubat ayının ve yılın ilk faaliyetinin yapılması için uygun bir istihbarat olduğunu düşünüp yedi şubatta faaliyet yapmaya karar verdik. Beklentimiz, bir gün içinde güzel verilere ulaşmak.

Sabah saat sekizde buluşup tek araçla yola çıktık. Ekibin çay, dinlenme, özlem giderme işleri için Orhaneli’de mola… Ne kadar erken yola çıksak da, bu küçük dinlenmeler zamanımızdan yemekte.

Delice köyü, Bursa Büyükorhan’dan, Mustafakemalpaşa Çayı ile ayrılan Dursunbey’in, en uç köylerinden. Bursa tarafında hemen karşıya geçen köprünün yankınında küçük iki havuzcuktan oluşan ılıca bulunuyor. Ilıca, yaz aylarında civar köylerin gözdesi bir mesire yeri.

Bölgede yoğun bir yerleşim yok. Bu nedenle hedefimiz olan Delice köyünün arazisi çok geniş bir alana yayılıyor. İlk olarak köye yakın olan mağaraya gidip, dönüşte Ilıca’ya yakın olan diğer mağarayı araştırmaya karar veriyoruz. Uludağ Üniversitesi Arkeoloji bölümünün yaptığı çalışmada, bu mağaralar “DELİCENUR I ve II” olarak adlandırılmış.

DELİCE KÖYÜ MAĞARALARI ARAŞTIRMASI  7-2-2016İlk mağaramız delice köyüne yakın. Aracımız bıraktığımız yerden, yaklaşık iki km yürüyüşle mağaranın ağzına ulaşıyoruz. Saat 12 de mağara ağızındayız. Mağara geniş bir ağız ve en derinde üç metre yükseklikte bir odacıktan oluşuyor. Mağaranın girişe göre sağ geniş duvarında ve ortaya yakın bir duvar yüzeyinde, kırmızı aşı boyası ile yapılmış resimler var. Seçilen şekiller; insan, yaprak, geometrik şekiller ve bir el izi seçilebiliyor.

Dünyadaki örneklere ve çalışmalara bakılırsa bu tür resimler 2500 - 40000 yıl arasında tarihlenmiş. Binlerce yıl öncesi yapılmış resimlerin günümüzde başına gelenler ise içler acısı. Duvar resimlerinin çoğu, ve mağaranın yukarı küçük odacığı hazineciler tarafından patlayıcı kullanılarak tahrip edilmiş. Bu olmadan mağara belgelenebilmiş olsaydı, muhtemel büyük bir duvar dolusu resim bize güzel bir hikaye anlatabilecekti. Blok bir DELİCE KÖYÜ MAĞARALARI ARAŞTIRMASI  7-2-2016kayanın içinde hazine olabileceği düşüncesiyle patlatılması, yine hazineci ama aklı selim olan başka bir kişinin tepkisini çekmiş. Bu kişi, duvarda “bu kayada hazine var diye kayayı patlatanın aklı yoktur” diye msj yazmış. O kadar yani… Resimler, bu bölgenin ayin alanı olarak kullanılmış olabileceğini düşündürüyor.

Harita çalışması ve fotoğraf çekimi ile mağaradaki çalışma yaklaşık bir saat sürdü. Saat 13:30 da aracımızın yanındayız. Ilıcaya yakın olan mağaraya doğru hareket ediyoruz. Delice’den geçerken konuştuğumuz köylüden mağaranın “BOYALI MAĞARA” (DELİCENUR II) adı ile anıldığını öğreniyoruz.

İkinci mağaramız Ilıca bölgesinde. Buradaki mağarayı köylülerin bir ad vermemesinden dolayı bölgenin adından esinlenerek “ILICA” (DELİCENUR I) olarak adlandırıyoruz.

DELİCE KÖYÜ MAĞARALARI ARAŞTIRMASI  7-2-2016Mağara, yoldan yaklaşık 50m kot farkında aşağıda ve yola çok yakın bir konumda. Mağara tek bir galeri şeklinde. Mağara günümüzde aktif olarak çobanların ağılı olarak kullanılmakta. Bu mağarada dikkat çeken az sayıdaki tahrip olmamış resimde, geyik yada yaban keçisi olabilecek figürler dikkat çekiyor. Akla şu soru geliyor : Bu mağara eskiden de ağıl olarak kullanılmış olabilir mi? Kanıtlanması imkansıza yakın bir hipotez.

Bu mağaradaki çalışmamız da saat 15 de tamamlanıyor. Günün bundan sonrasını İsmet’in Büyükorhan’daki ağaç evinde, akşam yemeği ve muhabbet ile geçirmeye karar veriyoruz.

DELİCE KÖYÜ MAĞARALARI ARAŞTIRMASI  7-2-2016Saat 16:30 da ağaç evdeyiz. Sucuk ekmek, çay, kestane… Hava şartları ağır. Soba ve ateşe karşın saat ilerledikçe soğuk artıyor. Eğlence güzel ama, neredeyse isyana varan bir sonla aracımıza koşuyoruz. Öyle ki, dönüşte aracımızı kaplayan çamur donuyor.

Faaliyet saat 21 de Bursa’da sonlanıyor. Mağaralar konusunda çok fazla soru akla geliyor. Bu mağaraları iyi çalışıp, bir sonraki sempozyumda, siz değerli mağaracı dostlarımızla paylaşmayı planlıyoruz.

Ekip: Kadir Gürses, Gizem Kan, Celal Kamaç, Meriç Şeyma Tiryaki, Emrah Sınmaz, Yenal Yazıcıoğlu, İsmet Ceyhun Yıldırım, Utku Yücel


Emrah Sınmaz


Fotoğraf Galerisi


Sitemizden tam anlamıyla faydalanabilmeniz açısından lütfen sitemize Kayıt Olunuz.

    
Bilgi
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.