» » Kütahya, Anasultan Köyü, "Kocadağ İni" Mağarası Araştırma Faaliyeti (5-8 Kasım 2011)
 
 Kütahya, Anasultan Köyü, "Kocadağ İni" Mağarası Araştırma Faaliyeti (5-8 Kasım 2011) 
Yazar: Mad Bursa Okunma: 5 252 Tarih: 11-11-2011, 11:12 Yorumlar: 1

KOCADAĞ İNİ FAALİYET ANISI

Her şey dünyanın en derin ikinci mağarası Sarma’nın (-1760) keşif haberiyle başladı smile . Mail list’teki bu paylaşımın tam da bayram tatili öncesine denk gelmesi sebebiyle bir anda gaza gelinip derneğe gelen ihbarları değerlendirmek üzere ‘Nereye gitsek ki acaba?’ diye plan yaparken bulduk kendimizi. MAD Bursa’nın çalışkan üyeleri hangi arada derede gerçekleştirdiklerini anlamasak da Kütahya’da bulunan bir mağaraya ön keşif gezisi yaptı ve haberlerin güzel olması neticesinde bayram gezimizin buraya yapılmasına karar verdik. Mağaraya giderken ‘Nasıl olsa yüz, maksimum iki yüz metre sonra biter, acaba burdan nereye göçsek ki?’ diye kendi aramızda geyikler çevirirken Kocadağ İni bize mükemmel bir sürpriz yaptı ve bayram neşemize neşe kattı.

Kütahya, Anasultan Köyü, "Kocadağ İni" Mağarası Araştırma Faaliyeti (5-8 Kasım 2011)5 Kasım Cumartesi sabahı Sınmaz’ın evinde buluştuk. 8.30 sularında tüm malzemeleri yüklemiş yollara düşmüştük. ‘The logistic man’ Vedat da Ayşe ile Ankara’dan yola koyulmuştu. Mülayimoğulları’nda kiremitte iskenderlerimizi hüplettikten sonra Vedat’ın elini öpüp bayramını kutladık ve tekrardan Ankara’ya yolcu ettik. 13.00 sularında mağaranın bulunduğu Anasultan Köyü’ne ulaştık. Bursa-Kütahya arası yaklaşık 180 km; yolun en güzel eğlencesi arabalar arası telsiz geyikleri oldu. Etkinliğe canlı bağlanan Tulga’nın sesini duymak, etkinliğe gelemese de bizlerle heyecanımızı paylaşıp gazımıza gaz katışını dinlemek çok keyifliydi. Köye ulaştığımızda köy muhtarı Nihat Bey’in katır işini halletmiş olduğunu umuyor ve bir an evvel mağaraya çıkabileceğimizi hayal ediyorduk. Fakat bayram koşturmacasından olsa gerek Nihat Bey köyde yoktu, kendisine ulaşamayınca sırtta çantalar bir gaz soluğu mağara ağzında aldı mağaracılar. Bacaklara kuvvet!!!

Kütahya, Anasultan Köyü, "Kocadağ İni" Mağarası Araştırma Faaliyeti (5-8 Kasım 2011)Mağara ağzında 7-8 kişinin konaklayabileceği bir alan mevcuttu; bu kısım dışında mağaraya yakın bir alanda kamp kurabilmek mümkün değildi. Ayrıca bu tepe inanılmaz rüzgarlıydı. Bu sebepten aşağıda kamp kurmaya ve mağaraya yürümeye karar verdik. Yürüyüş 1 saat 15 dakika civarı sürüyordu. Çok dik bir yamaç olmayışı bizi bir parça da olsa mutlu etmeye yetmişti.




Kütahya, Anasultan Köyü, "Kocadağ İni" Mağarası Araştırma Faaliyeti (5-8 Kasım 2011)İlk gün Sinan, Sencer ve Mustafa’dan oluşan ekip mağarayı döşemeye başladı ve -150 m civarına ulaştı. 15.30 sularında girdikleri mağaradan 24.00 sularında çıkmışlardı. Kampa geldiklerinde hepimiz hemen merakla tepelerinde tünedik. İçeride neler olup bittiğini merak ediyorduk, en çok da mağaranın devam edip etmediğini. Haberler inanılır gibi değildi: Defineciler evet her zaman her yerde ama böylesi hiç görülmemişti!!! Mağarada metrelerce ip, metrelerce merdiven, dahası -150 metre civarında gaz maskeleri görmüşlerdi. Üstüne bir de mağaranın döşemesinin bir hayli yorucu olduğunu, duvarlara çok zor bolt çaktıklarını öğrendik. Durup durup içerisinin korku filmi gibi olduğunu sayıklıyorlardı. Defineciler tüm kollara girip çıkmış, her yerde çelik metrelerini ve iplerini bırakmıştı. Dahası ilk 7-8 metrelik inişten sonraki iniş non-stop gidiyordu. Adamlar altlarındaki kocaman karanlık boşluğa rağmen mağarada -150 metre gibi bir derinliğe ulaşmışlardı, inanılır gibi değildi.

Kütahya, Anasultan Köyü, "Kocadağ İni" Mağarası Araştırma Faaliyeti (5-8 Kasım 2011)Pazar günü kalabalık bir ekip yola koyulduk 16.00 sularında. Attila ile Selçuk mağaranın tepesindeki kayada srt çalışmayı hedeflemiş, Ayşe ile ben mağaraya girecekler için malzeme çıkarmaya karar vermiş, Sinan-Sencer-Tolga üçlüsü de mağaraya girmeyi planlamıştı.

Mağaraya girecek ekibi mağaranın derinliklerine yolladıktan sonra Ayşe ile keyifli ve maceralı bir kampa dönüş heyecanı yaşadık. Ekip ise gece 02.30 sularında kampa ulaştı. Tolga’nın ilk dikey mağarasıydı ve -250 civarına inmişti. Yorgun ama çok mutlu görünüyordu. Kendisine en içten tebriklerimizi sunduk. Selçuk ise kaya çalışmasının ardından ilk dikey mağarasına girip çıkmış ve artık ‘mağaracı’ olduğunu sayıklar olmuştu. Onun yaşamış olduğu bu ilk tecrübeye de şahit olup heyecanını paylaşmak çok keyifliydi. Mad Bursa süper bir ekip olmuş; tebrik tebrik tebrik, kalp kalp kalp…

Kütahya, Anasultan Köyü, "Kocadağ İni" Mağarası Araştırma Faaliyeti (5-8 Kasım 2011)Kamptaki üçüncü günümüz olan Pazartesi günü ulaşılan son nokta olan -300 civarından ölçüm alıp mağarayı toplamaya karar verdik. Kasım-Sinan-Sencer üçlüsü önden gidip ölçüm işlerine koyuldu. Havva-Deniz-Ayşe-Murat dörtlüsü olarak biz de 150’lere inip çıkıp pratik yapmaya karar vermiştik. Bu noktadan sonrasında çok taş düştüğü için daha derine inmemeye karar verdik. -150 ve sonrası korku ve macera filmi tadındaymış. Ekip bu noktadan sonrasına ‘air strike’ adını vermiş. Çuff çufff diye havada ürkütücü sesler çıkarıp kafalarına gözlerine konan taşlar sebebiyle smile .

Bu arada ulaşılan son noktadan sonra aşağı atılan taşlar karanlıkta boğuk sesler çıkarıp heyecanla karışık tuhaf duygular yaşatmış Sinan-Sencer ikilisine. Mağaranın bu noktadan sonra da en az 60 metre civarında devam edeceği tahmin ediliyor ve tez zamanda yeniden gidilmesi planlanıyor.

Beni en çok mutlu eden şeylerden biri de aylar yıllar sonra Deniz’le tekrar mağarada olmaktı. Yıllar önce Dernek’te bizi mağaraya götürün diye büyüklerimizi ağlaya sızlaya ikna eder, 150-200 metrelik boşluklara kendimizi korkusuzca bırakırdık. SRT tekniğimizin yetersiz olması, durduk yerde kendimizi yormak hiç umrumuzda olmazdı, şehre öyle keyifli dönerdik ki… Eskileri anaraktan, tekrar birlikte mağarada dolanıyor olmanın tadını çıkardık sonuna kadar. Bu arada Ayşe sessiz ve derinden geliyor. Canavar bir mağaracı olacak, haberi olmayanlara duyurulur. Kızlarla mağarada olmak bir ayrı güzel kimse kusura bakmasın winked I love Amazon power wink

Kampta geceler pek bir soğuktu. Özellikle, 2 saat civarı süren bir zaman diliminde, en iyi tulumlar bile üşümemize engel olamadı. Ama pek bir neşeli, pek bir mutluyduk. Sürüne sürüne girdiğimiz mağaramız Tulga’nın siparişini verdiği üzere ‘Dan, dan, dan!!’ diye inmeye başlamıştı. Daha ne isterdik??

2006’da Dernek kapısından içeri girdiğim andan beri hayatıma hep güzellikler kattın MAD, geride çok güzel anılar bıraktığımız bir kamp daha böylece geçip gitti. Katılanlara ve organizasyonda emeği geçen herkese çok teşekkürler.



Havva YILDIRIM ÇOLTU


Fotoğraf Galerisi


Sitemizden tam anlamıyla faydalanabilmeniz açısından lütfen sitemize Kayıt Olunuz.

    
yazar: kasimaltay, Yorumları: 1, Konuları: 0
Oradaydım:):)

Bilgilendirme
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.