» Orhaneli İlçesi Söğüt (Kavacıkayağı I-II, Andık İni) ve Sırıl (Namesker Tepesi Mağarası) Köyleri Faaliyeti 25 Şubat 2017
 
 Orhaneli İlçesi Söğüt (Kavacıkayağı I-II, Andık İni) ve Sırıl (Namesker Tepesi Mağarası) Köyleri Faaliyeti 25 Şubat 2017 
Yazar: Mad Bursa Okunma: 944 Tarih: 8-03-2017, 21:43 Yorumlar: 0

Orhaneli İlçesi Söğüt (Kavacıkayağı I-II, Andık İni) ve Sırıl (Namesker Tepesi Mağarası) Köyleri Faaliyeti 25 Şubat 2017

Birkaç gün önce Bursa-Orhaneli’den Sedat Seymen isimli bir vatandaşın dernek üyelerinden İsmet Ceyhun Yıldırım’a tek seferde dört ayrı mağaranın varlığına dair bildirim vermesi bizleri oldukça heyecanlandırmıştı. Öyle ki başkanımız Attila Ülgen bu bildirimlerden haberdar olur olmaz ,’’Hafta sonu için hemen bir faaliyet programı hazırlayalım.’’ dedi. Sosyal medya aracılığıyla duyurusu yapılan bu faaliyete dernek üye ve üye adaylarından oluşan beş kişinin (Ali Fuat Güner, Fatma Bayram, İsmet Ceyhun Yıldırım, Talha Bıyık, Kıvanç Kara) katılımda bulunacaklarını bildirmeleriyle hazırlıklara başlandı. 24 Şubat 2017 Cuma günü akşamı tüm teknik ekipmanlarımız ve faaliyet boyunca bizleri ayakta tutabilecek kumanyalarımız ile faaliyete hazırdık.


Orhaneli İlçesi Söğüt (Kavacıkayağı I-II, Andık İni) ve Sırıl (Namesker Tepesi Mağarası) Köyleri Faaliyeti 25 Şubat 2017Ertesi gün (25 Şubat 2017 Cumartesi) sabah 07.30’da buluşma noktamızda toplandık ve yola çıktık. Orhaneli ilçesinden Sedat Seymen ile buluşacağımız Söğütlü Dinlenme Tesisleri’ne vardığımızda saatler 9.00’ı gösteriyordu. Tesislerde bir yandan çayımızı yudumlarken bir yandan da Sırıl Köyü’nden bizlere eşlik edecek olan kılavuz Ahmet Bulut’u bekliyorduk. Kılavuzumuzun, kendisine yıllardır dağ bayır demeden yoldaşlık eden emektar traktörü ile aramıza katılımının ardından Söğüt Köyü’ne doğru yola çıktık. Köyün geleneksel taş evlerinin bulunduğu dar sokaklarda ilerleyerek, bu köyde yaşayan diğer kılavuzumuz Gökhan Durmuş’un Türk bayraklarıyla taçlandırdığı şirin köy evine vardık. Bu kılavuzumuz da bize katılınca Barak Dede mevkine doğru yolumuza devam Orhaneli İlçesi Söğüt (Kavacıkayağı I-II, Andık İni) ve Sırıl (Namesker Tepesi Mağarası) Köyleri Faaliyeti 25 Şubat 2017ettik. Anıt ağaçların bulunduğu Barak Dede Tepesi tüm görkemiyle Uludağ manzarasına eşlik ediyordu. Kılavuzlarımızdan öğrendiğimize göre, alandaki bu ağaçların devasa boyutlara erişmiş olmasının sebebi, mekânın yöre halkı tarafından kutsal sayılmasından ileri geliyormuş.



Orhaneli İlçesi Söğüt (Kavacıkayağı I-II, Andık İni) ve Sırıl (Namesker Tepesi Mağarası) Köyleri Faaliyeti 25 Şubat 2017Barak Dede mevkinde ekipmanlarımızı traktöre yerleştirip birinci mağaranın bulunduğu Kavacıkayağı mevkine doğru yolumuza devam ettik. Yol boyunca ardıç, meşe ve çamlardan oluşan anıt ağaçlar ile büyüleyici orman dokusu bizlere eşlik ediyordu. Hareketli ve keyifli kısa bir yolculuktan sonrasında mağaranın bulunduğu noktaya vardık. Henüz yerli halk tarafından isimlendirilmemiş olan yatay girişli mağaranın definecilerin uğrak mekânı olduğunu anladık. Yaklaşık iki metrelik bir sürünme mesafesinden sonra mağaranın iki kola ayrıldığını gördük. Öncelikle sağ koldan ilerledik ve ayakta ilerlenebilen bu bölümde ilginç bulgulara rastladık. Bu bulgular, dışkı fosili (koprolit) örnekleri, keçi kafatası, köpekgil kafatası ve porsuk dışkılarından oluşuyordu. Ayrıca mağarada yalnız iki adet yarasaya rastladık. Bir süre sonra girdiğimiz ikinci kolda ise mağaranın güncel olarak porsuklar tarafından mesken tutulduğunu gösteren dışkıları gördük. Mağara yaklaşık yirmi metre uzunluğunda ve fosil karakterdeydi. Boyutundan dolayı bu mağarayı haritalamak oldukça basit oldu. Kıvanç Kara isimli arkadaşımızın mağaranın sonradan ikinci bir mağaranın girişine geçit veren bir çıkışa sahip olduğunu fark etmesi üzerine “evreka, evreka!” çığlıklarıyla irkildik. Bu sayede ilk mağaraya hemen bitişik konumda ikinci bir mağarayı keşfetmiş olduk. İkinci mağara içerisinde ilk bakışta otçul türlerden (at, eşek?) olduğu anlaşılan fosilleşmiş hayvan kemiklerinin sıra dışı örneklerine ve bu bulguları destekleyici Orhaneli İlçesi Söğüt (Kavacıkayağı I-II, Andık İni) ve Sırıl (Namesker Tepesi Mağarası) Köyleri Faaliyeti 25 Şubat 2017nitelikte bir nal kalıntısına rastladık. Biraz ilerlediğimizde mağaranın aktif bir bölüme de sahip olduğu anlaşıldı. Ancak su birikintilerinin yer aldığı ve geçişin mümkün olmadığı bir dehlizin ağzında mağaradaki çalışmamızı sonlandırmak zorunda kaldık. Özellikle mağaranın bu bölümünü tekrar incelemek amacıyla ayrı bir faaliyet düzenlememiz gerektiği hususunda karar aldık. İncelediğimiz bu iki mağara ile ilgili olarak notlarımızı tamamladıktan sonra keşfimize kılavuzumuz Ahmet Bulut ile devam etmek üzere traktör ile araçlarımızı bıraktığımız Barak Tepe’ye doğru ilerledik. Oldukça acıkan dernek üyelerimiz ve kılavuzumuz ile birlikte küçük bir çay ve yemek molası verdiğimizde saatlerimiz 12.30’u gösteriyordu.

Orhaneli İlçesi Söğüt (Kavacıkayağı I-II, Andık İni) ve Sırıl (Namesker Tepesi Mağarası) Köyleri Faaliyeti 25 Şubat 2017Bulunduğumuz bölgeye yürüme mesafesi uzaklığında olduğunu öğrendiğimiz Andık İni isimli mağarayı görmek için mola sonrası hemen harekete geçtik. Üç farklı ardıç ağacı (kokulu, boylu ve dikenli) türünü bir arada gözlemlediğimiz yürüyüş parkurumuzun sonunda Andık İni’ne vardık. İki farklı girişi bulunan bu mağara geniş ve dairesel bir salon görünümüne sahipti. Belli bir kısmı yatay çatlaklar ve boşluklardan oluşan mağarada başkaca oluşumlara rastlamadık. Burada ayrıca, bir miktar kemik ve karapaksından parçalanmış dört ayrı kaplumbağa bireyi kalıntısı tespit ettik.

Andık İni Mağarası ile ilgili haritalama için notlarımızı aldıktan sonra çok uzak mesafede olduğunu öğrendiğimiz dördüncü mağaraya gidip gitmeme konusunda dernek başkanımızın yorgun ve kararsız bakışları üzerine oylama yapmaya karar verdik. Heyecanlı ve enerjik dernek kadromuzun ezici çoğunluğu ile dördüncü mağaranın keşfi için tekrar yola koyulduk. Onlarca dağ tepe aşarak süren yolculuğumuz hoplaya zıplaya devam ederken traktörümüzün radyosundan Türk sanat müziği dinleme lüksünden de geri kalmıyorduk. Traktörün kabininde yolculuk ederken sarsıntıya bağlı olarak başımızın çarpma ihtimaline karşı önlem olarak baretlerimizi çıkarmamış olmamız, baretlerin sadece mağaralarda koruma işlevi göstermediği noktasında bizleri haklı çıkardı. Zirveye doğru yaklaştıkça Uludağ’ın ihtişamı anbean daha belirgin hale geliyordu. Bu eski orman yolunun daralan geçitlerinde gelişmiş ağaçların sarkan dalları römorkta bulunan ekip üyelerini her an bir şamar yeme ihtimaline karşı tetikte tutsa da bu durum bizim için adeta keyifli bir oyun halini almıştı. Bir saati aşan yolculuğumuzun ardından traktörden indik. Karşımızda beliren bir başka tepeye doğru on dakika süre ile tırmandık. Mağaranın yeri konusunda yanılgıya düşen kılavuzumuza eşlik etmek üzere yamaç boyuna dört bir koldan dağılarak aramaya koyulduk. Yöre halkından olan kılavuzumuzun ardıç ağacının dallarına çıkarak bir kartal edasıyla mağara arama yöntemi bizleri oldukça eğlendirmişti. Dernek üyelerimizin tüm aramalarına rağmen bulunamayan mağaranın nihayet kılavuzumun yaptığı telefon görüşmesi neticesinde aldığı yer tarifi ile bizzat kendisi tarafından bulunmuş olması bizleri oldukça şaşırtmıştı. Tüm ekibin başında toplandığı mağaranın hakikaten söylenildiği gibi dikey bir girişe, bununla beraber daha önce bahsedildiği gibi beş metre değil neredeyse on metreyi aşan dikey bir inişe sahip olduğu anlaşıldı. Başkanımız Attila Ülgen ve İsmet Ceyhun Yıldırım SRT ekipmanlarını kuşanarak mağaraya iniş yaptılar. Onlardan aldığımız bilgiler ile mağaranın zeminine inildikten sonra üç ayrı dikey oluşumun daha var olduğunu ve zeminde bol miktarda guano birikintisinin bulunmasının yanı sıra daha önce kaçak guano çıkarımı yapıldığına işaret eden bazı malzemeler (kürek, çuval) bırakıldığını öğrendik. Mağaraya inen dernek üyelerimizin çıkışını beklerken kılavuzumuzun definecilere ilişkin efsanevi hikâyelerini dinlemek bizlere keyifli dakikalar yaşattı.

Orhaneli İlçesi Söğüt (Kavacıkayağı I-II, Andık İni) ve Sırıl (Namesker Tepesi Mağarası) Köyleri Faaliyeti 25 Şubat 2017Bu mağara ile ilgili notlarımızı da tamamladıktan sonra günün kapanış fotoğrafı ile faaliyetimizi sonlandırıp saatler 19.00’ı gösterdiğinde dönüşe geçtik. Traktörle buradan ayrılarak Sırıl Köyü’ne gittik ve aktarmalı bir seyahat ile Harmancık-Orhaneli yolu üzerinden Söğüt Köyü’nde araçlarımızı bıraktığımız Barak Dede mevkine ulaştık. Burada günün kısa bir değerlendirmesi ve küçük sohbetin ardından ,gün boyunca süren çalışmamıza özveriyle eşlik eden Sedat Seymen’e şükranlarımızı sunarak evlerimize dönmek üzere yola çıktık.


Fatma Bayram, İsmet Ceyhun Yıldırım


Sitemizden tam anlamıyla faydalanabilmeniz açısından lütfen sitemize Kayıt Olunuz.

    
Bilgi
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.